Kayıt Ol
e Ticaret Türkiye Türkiye'nin Online Ticari Ekosistemi.
Antiranik Ovagim

Bir günde Rusya'da Samara Oblast denilen bir yerden 67 ziyaret siteme, botlar yine devrede. Şu ana kadar China (CN), Philippines (PH), Russian Federation (RU), Senegal (SN), United States (US) ülkelerine siteme ulaştıklarında bir CAPCHA ile karşılama uygulaması koydum. Dünyanın en kalabalık ülkelerini sitemi ziyaret etmelerini engelliyorum. Gerçekten. Her işi kendim yapmak zorunda olmam çok fena, kadro olmadan bu işlere soyunmak insanı derinden zorluyor. Benim konunun başka yönlerine yönelmem gerekirken, bir sürü gereksiz işler ile uğraşmak zorunda kalıyorum. Tabii bu botlar yukarda saydığım ülkelerden de olmayabilir. Ama geri zekalı google öyle gösteriyor. Bu kadar büyük bir şirketin bu kadar salla pati iş yapması da bir tuhaf. Bugün Amerikadan biri beni Mc Afee nin sitem de bir sorun olabileceğine dair beni uyardı. Sadece Bing doğru iş yapıyor zannedersem. Sitem host'um tarafından taranıyor. SSL sertifikam var. Cloudflare ile firewall var. Bundan sonrası ise ya Güvenlik için bir kadro oluşturmak gerekir. Ya da profesyonel kurumlara güvenliği devretmek gerekir. Ama ne kadar önlem alırsanız alın. her zaman sıkıntı olacaktır. Gerçek manada beni asıl üzen ise, yeterli imkanlarım olmadığı için mirror siteler ve replikasyon yapma olanağım yok. Bunlar olsa hacklandığımda veya virüs den etkilendiğimde, saniyeler içinde devreye girebilirim. Hep mükemmele ulaşmak için çalışırken. Gittikçe daha çok yatırımcıların kucağına itiliyorum. Bir arkadaşım çok haklı idi 'Mükemmel peşinde koşmak İyi'yi görmenizi engeller' derken....
Aycup Karton Bardak

Hızla büyüyen ve gün geçtikçe vazgeçilmez hale gelen, kullan at ürünler sektörüne yeni bir soluk getirmek amacıyla şirketimiz Aycup Ambalaj 2012 yılında kurulmuştur. İstanbul Beykoz'da bulunan ofisi ile kurumsal firmalara yönelik özel çözümler sunarak, karton bardak, ahşap karıştırıcı ve sarf malzemelerin tedariğini gerçekleştirmektedir. Aycup® Aycup Ambalaj şirketinin tescilli ticari markasıdır. Kendi müşteri portföyüne kısa bir zamanda sahip olan Aycup® karton bardak, yaptığı yatırımlarla markasını sektöre kabul ettirerek ciddi bir yer edinmiştir. Aycup® karton bardak, kağıt bardak sektöründeki trendleri sürekli güncel tutarak,satış ve kalite farkını her geçen gün geliştirip büyümektedir. Kalitesi ile her geçen gün dikkat çeken Aycup® markamız, karton(kağıt) bardak, ofis sarf malzemeleri satışında sektörünün lokomotifi halindedir. Aycup® insan sağlığına zararsız,doğada çözülen ham maddeden üretilen ve seçilen karton bardakları geri dönüşümü maksimum seviyeye çıkarmak için yoğun gayret göstermektedir. Ürün geliştirmeden Ar-Ge' ye, müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerden, satış sonrası desteğe kadar her adımda,hedefimiz kalite ile farklı olmaktır. Firmamız müşterilerine kesintisiz hizmet vermektedir. Aycup® Türkiye'de karton bardak markası® denilince akla gelen ilk isim halindedir. ''Koşulsuz Müşteri memnuniyeti'' öncelikle değer verdiğimiz prensibimizdir. www.aycup.com.tr...
E Ticaret Türkiye

ENERJİ üretimi kaynakları çoğaldıkça, yenilenebilir gibi kesik kesik üretim yapan projelerin oranı arttıkça, teknoloji ve dijital sistemler gelişmeye devam ettikçe, enerjiyi kullanmanın ve depolamanın da yeni yöntemleri gelişiyor. Birden çok enerji kaynağı kullanılarak oluşturulan sistemlere, hibrit enerji sistemleri deniyor. Hibrit sistemler genellikle, sürekli veya kritik anlarda elektrik sağlamak amacıyla iki veya daha fazla enerji üretim uygulamasının kombinasyonu anlamına gelirken, tasarımı iyi yapılmış bir hibrit sistemde yıl boyu daha istikrarlı bir elektrik üretimi yapılabiliyor. Dünyada birçok enerji piyasası dönüşümden geçiyor. Örneğin Avrupa gibi bölgelerde konvansiyonel yöntemlerle doğalgaz üretimi düşüyor, diğer yandan arz çeşitleri artıyor. Çevre kaygıları ve iklim değişikliği gibi konular siyaset ve sosyal gündemin ön sıralarında yer alırken, temiz enerji kaynaklarına olan eğilimi güçlendiriyor… Bu gelişmeler ve daha fazlasına “enerji geçişi” veya enerji dönüşümü deniliyor. Ortak görüş ise enerjide bu geçiş yaşanırken, daha esnek enerji sistemlerine duyulan ihtiyacın artacağı şeklinde… ABD’DE İLGİNÇ OLAY Bu yıl ABD’nin Los Angeles şehrinde oldukça ilginç bir olay yaşandı. ABD tarihindeki en kötü doğalgaz sızıntısının yaşanmasıyla Los Angeles’ın (LA) Porter Ranch mahallesi sakinleri evlerini ve okullarını boşaltmak zorunda kaldı. 10 haftayı aşkın bir süre bölgedeki bir doğalgaz kuyusu metan ve etan gazları sızdırarak, binlerce kişide burun kanaması, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi sağlık sorunlarına neden oldu. Düzenleyiciler, güvenlik önlemi olarak bölgedeki doğalgaz rezervlerini önemli ölçüde azalttı. Ancak tüm bunlar tam da LA’nin bunaltıcı yaz sezonuna doğru ilerlediği dönemde yaşanırken, yetkililer, “Acaba gaz rezervlerinin azalması LA sakinleri için elektrik kesintilerine neden olur mu” diye kara kara düşünmeye başladı. Bunun üzerine California Valisi Jerry Brown, depolama tesisinde kalan gazın daha uzun süre dayanmasını sağlayacak yeni fikirler için çağrıda bulundu. General Electric’in (GE) enerji startup’ı Current’ta görevli mühendisler ise çözüm olarak hibrit elektrikli gaz türbini önerdi. Dünyanın ilk gaz türbini ve pil depolama kombinasyonu olan bu sistemde, 10 megavatlık pil 50 megavatlık gaz türbini ile bağlanıyor. Türbinde oluşan fazla güç ile pilin şarj edildiği bu sistem, elektrik talebindeki değişimlere daha hızlı karşılık vererek, gaz türbininin daha mükemmel bir oranda çalışmasına izin veriyor. Tıpkı motor çalışırken aküyü şarj eden ve ışıklarda beklemek gibi motora gerçekten gerek duyulmadığı durumlarda pilin devreye girmesini sağlayan hibrit arabalarda olduğu gibi… HİBRİT ÇÖZÜMLER Tıpkı bu örnekte olduğu gibi uzmanlara göre, pil ve enerji depolama sistemlerinde maliyetler düştükçe, hibrit çözümlerle daha sık karşılaşacağız. Birçok yenilenebilir enerji uzmanına göre, rüzgar veya fotovoltaik güneş teknolojilerini birleştiren ya da tek sistem üzerinden kullanan küçük bir hibrit elektrik sistemi pek çok avantaj sunabilir. Rüzgar ve güneş enerjisi sistemlerinde verimli enerji üretimi, günün ve yılın değişik zamanlarında farklılık gösterirken, rüzgar hızının yetersiz veya verimsiz olduğu günlerde alternatif olarak güneş enerjisinden istifade edilebiliyor. Böylece sistemde enerji üretiminin devamlılığı sağlanıyor. Günümüzde şebeke veya endüstriyel tesisleri yalnızca yenilenebilir enerji üretimi ile beslemek yeterince güvenilir ve esnek olmayabiliyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarını, doğalgaz gibi yenilenebilir olmayan kaynaklarla kullanmak veya depolama ile desteklemek de bir trend olarak öne çıkıyor. GELENEKSEL İLE YENİNİN ORTAKLIĞI Bazı uzmanlara göre yenilenebilir enerjiye geçiş bir günde mümkün olmadığı için fosil yakıtlar enerji karışımında önümüzdeki yıllarda da önemli rol oynamaya devam edecek. Böylece doğalgaz ve güneş enerjisi gibi kaynaklar bir süre daha ortak kullanılacak. Geleneksel enerji kaynakları ile yenilenebilir enerjiyi entegre eden tesisler ise hem daha az karbon salımı, hem verimlilikte artış yaşarken, diğer yandan güvenilir ve esnek enerjiden de faydalanmış olacak. Enerji uzmanlarına göre, dünya fosil yakıtlardan temiz enerjiye doğru geçerken, hibrit enerji üretim sistemleri ve enerji depolama önemli rol oynayacak. Ar-Ge çalışmalarının, ileride güneş ve rüzgar enerjisini hava şartlarına daha az bağımlı hale getirmesi öngörülürken, yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin genel yüzdesinin giderek artması da bekleniyor. Tabii daha etkin depolama teknolojilerinin de yenilenebilir enerjiye olan güveni arttıracağı kaydediliyor. DEPOLAMANIN ÖNEMİ ARTIYOR Orta Doğu Teknik Üniversitesi ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfur Öztürk, Anadolu Ajansı ile yaptığı söyleşide enerjinin depolanmasının elektrik açısından en önemli bileşenlerden biri haline geldiğini belirterek, “Özellikle rüzgar ve güneş enerjisinin toplam kurulu güçteki payı yüzde 70-80'i bulan ülkeler var, etkin bir enerji depolama politikası ve uygun teknolojilerin geliştirilmesiyle enerji ihtiyacının büyük bir bölümü yenilenebilirden karşılanabilir” diyor. Öztürk, günümüzde arz güvenliği, enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması, elektrik iletim ve dağıtım problemlerinin ve maliyetlerinin azaltılması gibi nedenlerle enerjinin depolanmasının öneminin giderek arttığını vurguluyor. Enerjinin depolanmasının elektrik değer zincirinin en önemli bileşenlerinden birisi olduğunu vurgulayan Öztürk, “Bugün için ülkemiz açısından önemli olan, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin hızla artırılması ve bunların ulusal şebekeye sorunsuz bağlantısının sağlanmasıdır. Bu amaç için rüzgar ve güneş enerjisindeki aşırı hareketliği dengeleyecek batarya gruplarına ihtiyaç var” şeklinde konuşuyor. Bu arada, dünyada elektrik depolama kapasitesinin en fazla kullanıldığı ülkeler arasında Çin, Japonya, ABD ilk sıraları paylaşıyor. Hürriyet Haber18 Kasım 2016 - 10:45...
E Ticaret Türkiye

Doğanbey Köyü, Milet-Priene-Didyma'nın, yani bölgede yaşamış eski uygarlıkların yerleşim alanlarının tam kalbinde, eşsiz Büyük Menderes Deltası'nda, Samsun (Mikale) Dağının eteklerinde kurulmuştur. Ege Denizi'ne bulunduğu yamaçtan bakan köy, Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın sit alanı içinde yer almaktadır. Yerleşik Yunan nüfusunun, Yunanistan'daki Türk nüfusla mübadelesinin yapıldığı 1924 yılına kadar adı Domatia olan bu köy, 1980'lerde yöreye gelen göçmen köylülerle nüfusunu arttırarak, balıkçılık ve pamuk tarımıyla uğraşmak üzere kıyıdaki Yeni Doğanbey Köyü'ne taşınmıştır. Ormanın kıyısında konumlanan ve bazıları 100 yıllık olan taş evler ise doğal ve kültürel çevreyle uyum içindedir. Doğanbey Köyü, Kuşadası'na 40 kilometre, Bodrum'a 155 kilometre, Söke'ye 25 kilometre, Didim'e 35 kilometre, İzmir'e 125 kilometre, İstanbul'a ise Bandırma feribotuyla 420 kilometre (Yalova feribotuyla 530 kilometre) mesafededir. ...
Artemis Apart

Ekleyen
Eski adı “Papazlık” olan belde, Kazdağı / İda’nın yamacına kuş misali konmuş, ancak; son yıllarda gelen aşırı yapılaşma ile boğazı sıkılmış tarihi bir yurt köşemizdir. Edremit-Çanakkale karayolu üzerinde, Edremit”e 25 km mesafededir. Köklü bir tarihe ev sahipliği yapmakta olan Altınoluk mitolojide, Truva-Dikili arasındaki “Işıklar Sahili” denilmekte olan Ege Sahili kıyısında yemyeşil kutsal zeytin ağaçlarının Masmavi Ege’ye sevdalanmışçasına aktığı bir güzellikler beldesidir. Altınoluk aslında bir “Atölye / Laboratuar” alanıdır. Burayı ziyaret eden gezginler “ Türk “ diğer yarısı “Rum” mahallesinde bulunan ve mimarisi yüksek eski evleri / konakları hayranlıkla izler. Tarihsel birikimi yüksek olan bu beldenin geçmişi 450 yılı aştığı söylenmektedir. Köyün ilk sakinleri Osmanlı Devleti’nin vergi muafiyeti sağlayarak, Derbentçi kaydettiği Söğütlü Yörükleri olmakla birlikte Yunanistan’ın Midilli adasından 1820 ‘li yıllarda çalıştırılmak üzere getirilen Rumların zamanla burada çoğalıp iskan tutmaları ile birlikte bir Rum nüfusu da oluşmuştur. İsviçre Alp’le-rinden sonra dünyanın en yoğun oksijenini insanlığa sunan, 365 gün yeşil bir doğaya sahiptir. Bu nedenle; Altınoluk nefes darlığı, astım, solum yolu hastalıkları olanlar içinde doğal bir tedavi ortamı yaratmaktadır. Uluslar Arası Çevre Eğitim Vakfı’nın dene-timinden geçerek mavi bayrak ödülü alan plajlara sahip olan Altınoluk; sağlık, doğa, deniz ve kültür turizmi için tüm unsurları bünyesinde bulundurması ile ayrıcalıklı bir tatil beldesidir. Çeşitli bütçeye hitap, sahil boyunca ve köyün içerisinde bulunan butik otel, hotel, motel, pansiyonlar vardır. Köyün hemen güney eteğinde ve sit alanına dahil edilen Altınoluk Antandros Amfi Tiyatrosu 1994 yılın yapımına başlanıp 1997 yılında bitirilen çok önemli bir kültür ve sanat mekanıdır. Bu mekanda her yaz düzenlenen konserler ve çeşitli sanatsal etkinlikler yöre halkı, yabancı ve yerli turistler tarafından ilgi ile takip edilmektedir. Abdullah Efendi Konağı Abdullah Efendi Konağı tarihin canlı tanığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Papazın Evi olarak bilinen yaklaşık 140 yaşındaki bu ev birinci dünya savaşı sonunda Midilli’ye göç eden ailenin anlaşma ile evi Abdullah Efendi’ye devretmesi ile günümüze ulaşmıştır. Konak yıkılmaya yüz tutmuşken kültür bakanlığına devredilmiş, restorasyon çalışmasından sonra “Antandros Derneği” ne tahsis edilmiştir. Antandros Antik Yerleşimi Yerli halk Lelegler ve Pellazglar’ın yurdu olarak bilinen bu eski çağ kenti Kazdağı / İda ‘dan gelen “Gemi Kerestesi” ve ağaçtan elde edilen “Katran” ın ihraç edildiği ünlü bir liman olan Antandros Antik Yerleşimi, 2001 yılında başlayan kazılarda kentin küçük bir bölümü ortaya çıkarılarak keşfedilmiştir. Yaklaşık 2800 yıllık geçmişe dayalı bir arkeolojik zenginliğe sahiptir. Ne yazık ki alanın büyük bir kısmının üzerine yapılan konutlar, Ören yerine epeyce zarar vermiş. Mozaikler ve duvar resimleri ile süslenmiş Roma Evi etkileyici bir özelliktedir. M.Ö 7 yy.’dan M.S 2 yy.’a kadar kesintisiz kullanılan Nekropol’ün (Mezarlık) bir bölümü de ziyarete açıktır. Antandros Antik Yerleşimi geçmişten geleceğe kent ve yaşam kültürümüze ışık tutan en önemli kaynaktır. Kazdağları eteklerinde bulunan Antandros sakinleri, bulundukları şehri terk ederek Şahindere Kanyonun da bulunan Şahin Kale’ye taşınırlar. Bu gün tepenin eteğinde ve üzerinde kale kalıntıları, yerleşim yerlerinin temelleri görülmektedir. Doğa’nın Muhteşem Kliması Şahinderesi Kanyonu Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren eteklerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km uzunluğundaki kanyonunun yüksekliği 600 m. Açık U şekli aralığı 700 m civarında. Çevresinin bir kısmı endemik şifalı bitki ve otlarla bezeli olan kanyondan 25 km’lik bozuk toprak yol daha ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor. Bu kanyonun kendi başınıza gezilmesi hem yasak hem de tehlikeli. Bu konuda seyahat acenteleri hizmet veriyor. Yol üzerinde çok soğuk kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor. Dereçatı Suyu; çiçek ve kekik kokularını beraberinde getirip yosunlu kayaların kalbinde atıyor. Biraz ilerdeki pınar ise naneler içerisinden aktığı için “Naneli Pınar” ismi ile anılıyor. Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla kanyonun süprizlerinden. Kanyonu gezdikten sonra kabaran iştahla Altınoluk’a dönülebilir. Köyün içerisinde eski yaşam izlerinin tanığı koyu çınar gölgelerindeki kahvenin tadı unutulmazdır. Bu civarda satılan ev yapımı gözleme ve ayranın tadına doyum olmaz. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrasını şenlendirirken yaz gecelerini muhteşem kılar. “Türk Rivierası” sayılan bu cennet belde dünya mirası sayılan en güzel değerlerimizdendir. Altınoluk’a Nasıl Gidilir? Kuzey Ege Bölgesi’nde, Edremit Körfezi içinde yer alan Altınoluk, Küçükkuyu ve Akçay arasında bulunuyor. Edremit’e yaklaşık 25 km uzaklıkta olan Altınoluk’a taksi ve dolmuşlarla ulaşmak mümkün. İstanbul’dan gelecek olanlar için Çanakkale, Bandırma ve Bursa güzergahı olmak üzere üç farklı seçenek bulunuyor. İstanbul – Altınoluk arası 498 km olmakla beraber araçla ulaşmak 7 saat 35 dakika sürüyor. Süreyi azaltmak adına Çanakkale, Bandırma ve Bursa feribotları kullanılabilir. Lapseki ya da Eceabat’tan kalkan feribotlarla Çanakkale’ye vardıktan sonra Ezine Yolu’ndan, Küçükkuyu’ya, buradan Edremit’e ve ardından Altınoluk’a ulaşabilirsiniz. Yenikapı’dan ve Bostancı’dan kalkan hızlı feribotlarla 2 saatte Bandırma’ya varabilir, Susurluk Yolu üzerinden Balıkesir Merkez, Edremit, Akçay ve Altınoluk güzergahını izleyebilirsiniz. İstanbul – Mudanya feribotuyla Bursa’ya varabilir, buradan yine Balıkesir, Edremit, Akçay yönünde ilerleyerek Altınoluk’a ulaşabilirsiniz. Altınoluk Sahil ve Tekneler Ankara’dan, Bursa Karayolu izlenerek Balıkesir’e, buradan Altınoluk’a varılabilir. Ankara – Altınoluk toplam mesafe 659 km ve 8 saat 30 dakika. İzmir’den ise Aliağa, Dikili, Ayvalık, Edremit yolu takip edilerek Altınoluk’a ulaşmak mümkün. İzmir – Altınoluk arası toplam uzaklık 220 km, 3 saat 20 dakika. Ankara ve İzmir’den demir yolu ile Altınoluk’a ulaşmak mümkün. Ankara – İzmir – Balıkesir tren seferleri kullanılarak her iki şehirden de Balıkesir’in merkezine varmak, buradaki otogardan Altınoluk’a ulaşmak mümkün. Havayolu olarak ise birçok büyük şehirden farklı hava yolu şirketlerinin düzenlediği uçak seferleriyle Edremit Havaalanı’na varılabilir, buradan özel araç, taksi veya dolmuşlarla Altınoluk’a ulaşılabilir. Altınoluk’ta Nereler Gezilir? Altınoluk, Edremit’in deniziyle ünlü bir tatil kasabası ve aynı zamanda 450 yıllık bir tarihe, Kaz Dağları’nın bol oksijenli doğasına ev sahipliği yapıyor. – Tahtakuşlar Etnografya Müzesi – Sarıkız Tepesi – Şahinderesi Kanyonu – Kızılkeçili Çayı üzerinde bulunan Sutüven ve Hasanboğuldu Şelaleleri. – Şifalı Güre Kaplıcaları – Antik Antandros Kenti – Zeytinli kasabası – Altınkum plajı Altınoluk’ta Neler Yapılır? – Altınoluk plajlarında serinlemek ve güneşlenmek. . – Kaz Dağları’nda uzun doğa yürüyüşleri ve trekking, hiking gibi doğa sporları yapmak. – Akçay’da gün batımını izlemek, bölgenin ünlü zeytininden ve zeytinyağından satın almak. – Altınoluk’ta bulunan acentelerin düzenlediği körfez mavi turlara katılmak. – Şifalı Güre kaplıcalarında rahatlamak. Altınoluk’ta Nerelerde Denize Girilir? Mavi bayraklı plaj özelliklerini taşıyan Altınoluk’ta, Mıhlı Burnu, deniz feneri bulunan Fener Burnu, Antandros plajı ve Özdemir Sitesi Önü Plajı gibi pek çok seçenek mevcut. Serin bir denize sahip olan Altınoluk’un, halka açık, ücretsiz plajları dışında çevresinde özel plajlar da bulunuyor. Kirlenmeden günümüze kadar gelebilmiş berrak bir denizi olan Altınoluk, sahip olduğu arıtmalı kanalizasyon sistemiyle denizinin kirlenmesini de önlüyor. Altınoluk’ta Ne Yenir Ne İçilir? Altınoluk’un merkezinde, bölgenin başlıca geçim kaynaklarından biri olan zeytinyağından yapılma yemekler tadabilmek mümkün. Bunun dışında farklı alternatifler arayanlar için Altınoluk’un, Kazdağları’na -yaklaşık 4, 5 km tepeye doğru- uzanan kısımlarındaki deniz manzaralı restoranlar tercih edilebilir. Çam ve çınar ağaçları arasında, bol oksijenli Kazdağları doğasında yer alan restoranlarda başta kavurma, ızgara, güveç, buğulama, sote gibi et yemeği çeşitleri olmak üzere pek çok yemek çeşidi yenebilir. Altınoluk’a Ne Zaman Gidilir? Serinlemek ve güneşlenmek için Altınoluk’un en kalabalık olduğu yaz sezonunu tercih edebilir veya indirimli fiyatlardan yararlanıp, daha sakin bir zaman diliminde denizin, kumun ve güneşin keyfini çıkarmak için Haziran’la, Eylül aylarını tercih edebilirsiniz. Yaz sezonu dışında oldukça sessiz ve durgun olan Altınoluk, Kazdağları eteklerindeki deniz manzaralı restoranları, tarihi yapıları, çevresindeki kaplıcaları, köyleri ve müzesi için ziyaret edilebilir....