Kayıt Ol
e Ticaret Türkiye Türkiye'nin Online Ticari Ekosistemi.
E Ticaret Türkiye

Morfolojik özellikleri Zeytin,boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir. Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20–86 mm, genişliği de 5–17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır. Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgârların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır. Kullanımı Zeytinin yaprağında tanen, uçucu yağlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuğu % 5 çay (infüzyon) halinde iştah açıcı, idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Şeker hastalığında kullanım alanı olduğu gibi, tansiyon düzenleyici olarak da bilinir. Dermokozmetik amaçlı kullanılmaktadır. Zeytinyağlı şampuanlar saç dökülmesini engeller, saçın çabuk uzamasını sağlar, lezyonlu saçlı deriyi onarmaya yardımcı olur ve kepek oluşumunu engeller. Zeytinyağlı sıvı sabun, duş jelleri, katı sabun, bebek şampuanları cildi olumsuz dış etkenlere karşı korurlar. Cildi güzelleştirip yaşlanmasını geçiktirerek ciltteki kırışıklık oluşumunu engeller. Zeytin dayanıklılığın sembolüdür. Doğal zeytinyağlı dermokozmetik ürünler cilldimizde kimyasal kalıntılar bırakmadığından dünyada kullanımları giderek artmaktadır. Yüzyıllardır Akdenizlilerin sağlık ve güzellik kaynağı olmuştur. Kutsal metinlerde de şifa kaynağı olduğu belirtilmiştir. Türkiye'deki üretimi Sele zeytin Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; ağaç varlığı açısından Türkiye 4'ncü, alan açısından da 6’ncı sırada yer alır. Böylece dünya zeytinyağı üretimine % 8 oranında katkıda bulunur, sofralık zeytin üretiminde de İspanya’dan sonra 2’nci, tüketimde ise 1inci sırada yer alır. Marmara Bölgesi'nin ağaç varlığı açısından Türkiye içindeki payı da % 10 olarak belirlenir. Ayvalık, Mudanya, Edremit Körfezi, Orhangazi, İznik, Gemlik ve Yalova gibi yerlerde yoğun olarak bulunur. Ege Bölgesi`nde Manisa ilinin Akhisar ilçesi 12 milyon adet zeytin ağacı ile Türkiye’nin en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticisi konumundadır. İbrahim Ergün ve ekipi Zeytin toplarken Zeytin; ayrıca fabrikalarda işlenerek zeytinyağına da dönüştürülür. Zeytinciliğin dünya ekonomisindeki yeri Zeytin ihraç eden ülkeler Türkiye, İspanya ve Yunanistan’da kişi başına yıllık zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların, 1951 ve 1981 yıllarındaki tüketim miktarları ve yüzde değerleri ise Tablo 4'te verilmiştir 13. Türk insanının kişi başına yıllık yağ tüketimi 30 yıl içinde artış gösterirken, zeytinyağının bundaki payı % 40'dan 17'ye düşmüştür. İspanya hariç diğer ülkelerde oransal olarak zeytinyağı tüketimi azalmış olsa da kg olarak bir artış olmuştur. Türkiye'de zeytin üretimi Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yapılmaktadır. Zeytin yetişen 35 ilin dörtte birinde ağaçlar Türkiye ortalamasının altında verime sahiptir. Zeytin Üretiminde Başı Çeken Ülkeler (2003 yılı verileri) Sırası Ülke Yıllık Üretim (ton) Ekili Alan (hektar) Gelir (q/Ha) — Dünya 17,317,089 8,597,064 20.1 1 İspanya 6,160,100 2,400,000 25.7 2 İtalya 3,149,830 1,140,685 27.6 3 Yunanistan 2,400,000 765,000 31.4 4 Türkiye 1,800,000 594,000 30.3 5 Suriye 998,988 498,981 20.0 6 Tunus 500,000 1,500,000 3.3 7 Fas 470,000 550,000 8.5 8 Mısır 318,339 49,888 63.8 9 Cezayir 300,000 178,000 16.9 10 Portekiz 280,000 430,000 6.5 11 Lübnan 180,000 230,000 4.5 Faydaları[değiştir Besleyici değeri çok yüksek olan bir besindir. Zeytinde bol miktarda bitkisel protein, yağ, A, C, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, kükürt, klor, magnezyum mineralleri vardır. Kalp ve damar sağlığı için çok faydalı olan zeytin, yaşlanmanın etkilerini de azaltır. Dermokozmetik amaçlı kullanıldığında cilde güzellik verir. Saç dökülmesini engeller, kepeği önler, saçları kuvvetlendirir. Kırışıklıkları giderir. Makyaj kimyasallarının oluşturabileceği olumsuz etkileri azaltır. Cilt hastalıklarının oluşumu önlemeye yardımcı olur. Zararlıları Birincil zeytin zararlıları Zeytin sineği (Bactrocera oleae) Zeytin güvesi (Prays oleae) Zeytin kara koşnili (Saissetia oleae) Zeytin kabuklu biti (Parlatoria oleae) Zeytin pamuklu biti (Euphyllura olivina) İkincil zeytin zararlıları Filizkıran (Hylesinus oleiperda) Dalkurutan (Resseliella oleisuga) Zeytin tripsi (Liothrips oleae) Ağaç sarı kurdu (Zeuzera pyrina) Zeytin fidan tırtılı (Palpita unionalis) Zeytin yaprak siğili ( Dasineura oleae) Yara koşnili ( Pollinia pollini)...
Antiranik Ovagim

Assos Limanına ulaşmak için Ayvacık Assos 25 Ekim 2016 saat 12-12:15 arası kalkan minibüse bindim. Behramkale'ye geldiğimizde şoför beni indirip limana inen 3-4km yokuştan aşağı inmem gerektiğini söyledi veya beni oraya götürmek için 20₺ talep etti. Kazıklanmaya meraklı olmadığım için yola yayan devam ettim. Tesadüfen bir Jandarma arabası ve saygıdeğer komutanı beni (meğerse 1km) limana bıraktı, kendilerine teşekkür ederim. Bu bölgede gördüğüm kadarı ile liman ile yerleşke yeri ayrı olarak tanımlandığı için herhalde bir hata yaptım. Minibüs seferi Ayvacık - Behramkale arası olduğunu düşünmüştüm ama dönüşte saat 16:OO Minibüsü bizi limandan aldı ve kazıklandığımın farkına vardım. Siz, Siz olup, lütfen Turistik yerlerde her şeyi tam olarak sorgulayın. Ne servisi ne ücret karşılığında alacağınızı önceden sorgulayın. Ben bu sorgulama işini lokantalarda yapıyorum herhalde bunu, bundan sonra tüm servisler için yapacağım Assos Limanı, Assos bölgesinin en çekici yerlerinden biri. Burası daracık taş sokaklardan oluşan, bir avuç yer aslında. Sit alanı olduğu için sadece yüzyıllık taş yapıların restorasyonuna izin verilmiş. Dolayısıyla yapılaşmada ahengi bozan bir durum yok. Limanda sadece turistik tesisler bulunuyor. Otellerin çoğu butik tarzında, özenli restorasyonlar sonucunda ortaya çıktıkları belli. Tesislerin önlerindeki ahşap iskelelerden denize girmek mümkün. Kıyı, balık restoranları ile dolu. Muhtarlığın açtığı çay bahçesi, bir iki dondurmacı, hediyelik eşya satan tezgahlar diğer detaylar... 
 Yüzyıllar öncesinin limanı antik havasını hala koruyor. Mendireğin kırmızı ve yeşil fenerleri antik kentin sütunlarının üzerine konulmuş. Antik limanın kalıntıları hala seçilebiliyor. 2000 yılında Kültür Bakanlığı tarafından genişletilen mendirek, birçok balıkçı teknesine barınak olmuş. Akşamları mendirekte oturmak, balık tutmak da bir gelenek olmuş. Limana inen araba yolu dik ve virajlı. Yazın araba girişine kapalı liman. Zaten arabayla dolaşılacak bir yer değil. Limana 50 metre kala arabanızı park edebileceğiniz bir park yeri bulunuyor. Buradan yürüyerek her yere ulaşabilirsiniz. Assos ve Palamut Depoları Bir zamanlar Assos'un etrafı meşe palamudu ormanlarıyla çevriliymiş. Boya sektörünün önemli hammaddelerinden biri olan palamut, 1950'li yıllarda Assos limanından dış ülkelere ihraç ediliyormuş. Taş kagir depo amaçlı binalar palamutları saklamak için inşa edilmiş. Daha sonra vinil boya hammaddesinin bulunmasından sonra palamut boya sektöründeki önemini kaybetmiş. Yöre halkı da meşe ağaçlarını kesip odun kömürü yapmışlar. Etrafta hala çok sayıda meşe palamudu ağacı görülüyor. Palamut şimdi halı ve kilimleri doğal yolla boyamak için kullanılıyor. Assos limandaki palamut depoları restore edilerek otel haline getirilmiş. Tabii Midilli adası ufukta ve devriye gezen botları görebilirsiniz. Tahminen sığınmacılara karşı bir tedbir olarak. Zannedersem çoğu kişi burayı Antik Liman olarak tanımlıyor, ama bu doğru değil. Antik Liman bence Batık Limana verilen ad olmalı ki, o da Limanın az biraz soluna düşmekte. Zamanım kısıtlı olduğundan fotoğraflarını çekemedim....
Antiranik Ovagim

Edremit Körfezi ve Turizm Körfez bölgesi turizm yönünden gelişmiş değil. Bunun birden fazla sebepleri olabilir. Bu bölge yıl içinde genelde yaz aylarında aktif, bu da 3 veya en fazla 4 aylık bir süre. Yılın diğer zamanı ise körfez yerleşim bölgeleri sakin olan bir bölge. Yaz aylarında bölgeye gelen yazlıkçılar ve buna ek olarak takriben 500 Midilli adasından günü birlik gelen turistler ki, bunlar bölgenin özellikle tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalarına sağlıklı bir gelir bıraktığı söylenebilir. Yılın diğer zamanlarında ise yazlıkçıların yokluğunda Midilli'den gelenlerin sayısı ise bayağı düşük. bakınız video görüntüsü. Halbuki bölgede Turizm aktiviteleri çeşitlenebilir. Bu bölge tarihsel olarak bir çok medeniyetlerin, istilaların, efsaneleşmiş antik çağ tanrıların İda (Kaz) dağlarında geçen maceraları, ek olarak Truva savaşı ve sonrasında Roma İmparatorluğunun kurucuları Romus ve Romülüs'ün atalarının (Aeneas) Antandros (Altınoluk) bölgesinden Truva savaşı yenilgisi sonra teknelerini yapıp İtalya'ya çıkışları ve tabii ki Bülbül dağında bulunan Meryem Ana Evi güzergahı olan Çanakkale - İzmir Karayolu da Körfezi dolanmaktadır. Kaz (İda) dağları ise yaz, kış doğa severlerin dikkatini çekecek bir bölge olması ise artı. Bölge Spa turizmi bakımından daha da geliştirilmesi gerekir. Bir diğer konu ise Deniz ve coğrafyanın yatçılık için çok müsait olması. Bölgede irili ufaklı 22 ada var ve yelkenciler için çok müsait olduğunu düşünüyorum. Ayrıca su altı aktiviteleri daha da geliştirilmesi gerekir. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise Yatak kapasitesinin çok düşük olması ki, bu da kongre, şirket toplantılar vs. vs. için eksi olan bir nokta. Daha da fenası Körfez içinde bir deniz trafiğinin olmaması, beldeler deniz ile birbirine ulaşılabilir değil. Maliyeti Nüfus yüzünden yüksek olabilir ama Körfezin gelişmesi için elzem. Bir de aldığım duyumlar Çanakkale - İzmir Aliağa arası Metrobüs ve veya Raylı sistem projesi olduğu bu gerçekleşirse harika olacak. Antalya ve Muğla çevresinin girişimci turizmcilerin benzeri burada yok. Yapılacak çok şey var. Temas kurmak isteyenlerin sorularına mümkün olduğunca cevap vermeye hazırım....
Artemis Apart

Ekleyen
Eski adı “Papazlık” olan belde, Kazdağı / İda’nın yamacına kuş misali konmuş, ancak; son yıllarda gelen aşırı yapılaşma ile boğazı sıkılmış tarihi bir yurt köşemizdir. Edremit-Çanakkale karayolu üzerinde, Edremit”e 25 km mesafededir. Köklü bir tarihe ev sahipliği yapmakta olan Altınoluk mitolojide, Truva-Dikili arasındaki “Işıklar Sahili” denilmekte olan Ege Sahili kıyısında yemyeşil kutsal zeytin ağaçlarının Masmavi Ege’ye sevdalanmışçasına aktığı bir güzellikler beldesidir. Altınoluk aslında bir “Atölye / Laboratuar” alanıdır. Burayı ziyaret eden gezginler “ Türk “ diğer yarısı “Rum” mahallesinde bulunan ve mimarisi yüksek eski evleri / konakları hayranlıkla izler. Tarihsel birikimi yüksek olan bu beldenin geçmişi 450 yılı aştığı söylenmektedir. Köyün ilk sakinleri Osmanlı Devleti’nin vergi muafiyeti sağlayarak, Derbentçi kaydettiği Söğütlü Yörükleri olmakla birlikte Yunanistan’ın Midilli adasından 1820 ‘li yıllarda çalıştırılmak üzere getirilen Rumların zamanla burada çoğalıp iskan tutmaları ile birlikte bir Rum nüfusu da oluşmuştur. İsviçre Alp’le-rinden sonra dünyanın en yoğun oksijenini insanlığa sunan, 365 gün yeşil bir doğaya sahiptir. Bu nedenle; Altınoluk nefes darlığı, astım, solum yolu hastalıkları olanlar içinde doğal bir tedavi ortamı yaratmaktadır. Uluslar Arası Çevre Eğitim Vakfı’nın dene-timinden geçerek mavi bayrak ödülü alan plajlara sahip olan Altınoluk; sağlık, doğa, deniz ve kültür turizmi için tüm unsurları bünyesinde bulundurması ile ayrıcalıklı bir tatil beldesidir. Çeşitli bütçeye hitap, sahil boyunca ve köyün içerisinde bulunan butik otel, hotel, motel, pansiyonlar vardır. Köyün hemen güney eteğinde ve sit alanına dahil edilen Altınoluk Antandros Amfi Tiyatrosu 1994 yılın yapımına başlanıp 1997 yılında bitirilen çok önemli bir kültür ve sanat mekanıdır. Bu mekanda her yaz düzenlenen konserler ve çeşitli sanatsal etkinlikler yöre halkı, yabancı ve yerli turistler tarafından ilgi ile takip edilmektedir. Abdullah Efendi Konağı Abdullah Efendi Konağı tarihin canlı tanığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Papazın Evi olarak bilinen yaklaşık 140 yaşındaki bu ev birinci dünya savaşı sonunda Midilli’ye göç eden ailenin anlaşma ile evi Abdullah Efendi’ye devretmesi ile günümüze ulaşmıştır. Konak yıkılmaya yüz tutmuşken kültür bakanlığına devredilmiş, restorasyon çalışmasından sonra “Antandros Derneği” ne tahsis edilmiştir. Antandros Antik Yerleşimi Yerli halk Lelegler ve Pellazglar’ın yurdu olarak bilinen bu eski çağ kenti Kazdağı / İda ‘dan gelen “Gemi Kerestesi” ve ağaçtan elde edilen “Katran” ın ihraç edildiği ünlü bir liman olan Antandros Antik Yerleşimi, 2001 yılında başlayan kazılarda kentin küçük bir bölümü ortaya çıkarılarak keşfedilmiştir. Yaklaşık 2800 yıllık geçmişe dayalı bir arkeolojik zenginliğe sahiptir. Ne yazık ki alanın büyük bir kısmının üzerine yapılan konutlar, Ören yerine epeyce zarar vermiş. Mozaikler ve duvar resimleri ile süslenmiş Roma Evi etkileyici bir özelliktedir. M.Ö 7 yy.’dan M.S 2 yy.’a kadar kesintisiz kullanılan Nekropol’ün (Mezarlık) bir bölümü de ziyarete açıktır. Antandros Antik Yerleşimi geçmişten geleceğe kent ve yaşam kültürümüze ışık tutan en önemli kaynaktır. Kazdağları eteklerinde bulunan Antandros sakinleri, bulundukları şehri terk ederek Şahindere Kanyonun da bulunan Şahin Kale’ye taşınırlar. Bu gün tepenin eteğinde ve üzerinde kale kalıntıları, yerleşim yerlerinin temelleri görülmektedir. Doğa’nın Muhteşem Kliması Şahinderesi Kanyonu Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren eteklerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km uzunluğundaki kanyonunun yüksekliği 600 m. Açık U şekli aralığı 700 m civarında. Çevresinin bir kısmı endemik şifalı bitki ve otlarla bezeli olan kanyondan 25 km’lik bozuk toprak yol daha ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor. Bu kanyonun kendi başınıza gezilmesi hem yasak hem de tehlikeli. Bu konuda seyahat acenteleri hizmet veriyor. Yol üzerinde çok soğuk kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor. Dereçatı Suyu; çiçek ve kekik kokularını beraberinde getirip yosunlu kayaların kalbinde atıyor. Biraz ilerdeki pınar ise naneler içerisinden aktığı için “Naneli Pınar” ismi ile anılıyor. Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla kanyonun süprizlerinden. Kanyonu gezdikten sonra kabaran iştahla Altınoluk’a dönülebilir. Köyün içerisinde eski yaşam izlerinin tanığı koyu çınar gölgelerindeki kahvenin tadı unutulmazdır. Bu civarda satılan ev yapımı gözleme ve ayranın tadına doyum olmaz. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrasını şenlendirirken yaz gecelerini muhteşem kılar. “Türk Rivierası” sayılan bu cennet belde dünya mirası sayılan en güzel değerlerimizdendir. Altınoluk’a Nasıl Gidilir? Kuzey Ege Bölgesi’nde, Edremit Körfezi içinde yer alan Altınoluk, Küçükkuyu ve Akçay arasında bulunuyor. Edremit’e yaklaşık 25 km uzaklıkta olan Altınoluk’a taksi ve dolmuşlarla ulaşmak mümkün. İstanbul’dan gelecek olanlar için Çanakkale, Bandırma ve Bursa güzergahı olmak üzere üç farklı seçenek bulunuyor. İstanbul – Altınoluk arası 498 km olmakla beraber araçla ulaşmak 7 saat 35 dakika sürüyor. Süreyi azaltmak adına Çanakkale, Bandırma ve Bursa feribotları kullanılabilir. Lapseki ya da Eceabat’tan kalkan feribotlarla Çanakkale’ye vardıktan sonra Ezine Yolu’ndan, Küçükkuyu’ya, buradan Edremit’e ve ardından Altınoluk’a ulaşabilirsiniz. Yenikapı’dan ve Bostancı’dan kalkan hızlı feribotlarla 2 saatte Bandırma’ya varabilir, Susurluk Yolu üzerinden Balıkesir Merkez, Edremit, Akçay ve Altınoluk güzergahını izleyebilirsiniz. İstanbul – Mudanya feribotuyla Bursa’ya varabilir, buradan yine Balıkesir, Edremit, Akçay yönünde ilerleyerek Altınoluk’a ulaşabilirsiniz. Altınoluk Sahil ve Tekneler Ankara’dan, Bursa Karayolu izlenerek Balıkesir’e, buradan Altınoluk’a varılabilir. Ankara – Altınoluk toplam mesafe 659 km ve 8 saat 30 dakika. İzmir’den ise Aliağa, Dikili, Ayvalık, Edremit yolu takip edilerek Altınoluk’a ulaşmak mümkün. İzmir – Altınoluk arası toplam uzaklık 220 km, 3 saat 20 dakika. Ankara ve İzmir’den demir yolu ile Altınoluk’a ulaşmak mümkün. Ankara – İzmir – Balıkesir tren seferleri kullanılarak her iki şehirden de Balıkesir’in merkezine varmak, buradaki otogardan Altınoluk’a ulaşmak mümkün. Havayolu olarak ise birçok büyük şehirden farklı hava yolu şirketlerinin düzenlediği uçak seferleriyle Edremit Havaalanı’na varılabilir, buradan özel araç, taksi veya dolmuşlarla Altınoluk’a ulaşılabilir. Altınoluk’ta Nereler Gezilir? Altınoluk, Edremit’in deniziyle ünlü bir tatil kasabası ve aynı zamanda 450 yıllık bir tarihe, Kaz Dağları’nın bol oksijenli doğasına ev sahipliği yapıyor. – Tahtakuşlar Etnografya Müzesi – Sarıkız Tepesi – Şahinderesi Kanyonu – Kızılkeçili Çayı üzerinde bulunan Sutüven ve Hasanboğuldu Şelaleleri. – Şifalı Güre Kaplıcaları – Antik Antandros Kenti – Zeytinli kasabası – Altınkum plajı Altınoluk’ta Neler Yapılır? – Altınoluk plajlarında serinlemek ve güneşlenmek. . – Kaz Dağları’nda uzun doğa yürüyüşleri ve trekking, hiking gibi doğa sporları yapmak. – Akçay’da gün batımını izlemek, bölgenin ünlü zeytininden ve zeytinyağından satın almak. – Altınoluk’ta bulunan acentelerin düzenlediği körfez mavi turlara katılmak. – Şifalı Güre kaplıcalarında rahatlamak. Altınoluk’ta Nerelerde Denize Girilir? Mavi bayraklı plaj özelliklerini taşıyan Altınoluk’ta, Mıhlı Burnu, deniz feneri bulunan Fener Burnu, Antandros plajı ve Özdemir Sitesi Önü Plajı gibi pek çok seçenek mevcut. Serin bir denize sahip olan Altınoluk’un, halka açık, ücretsiz plajları dışında çevresinde özel plajlar da bulunuyor. Kirlenmeden günümüze kadar gelebilmiş berrak bir denizi olan Altınoluk, sahip olduğu arıtmalı kanalizasyon sistemiyle denizinin kirlenmesini de önlüyor. Altınoluk’ta Ne Yenir Ne İçilir? Altınoluk’un merkezinde, bölgenin başlıca geçim kaynaklarından biri olan zeytinyağından yapılma yemekler tadabilmek mümkün. Bunun dışında farklı alternatifler arayanlar için Altınoluk’un, Kazdağları’na -yaklaşık 4, 5 km tepeye doğru- uzanan kısımlarındaki deniz manzaralı restoranlar tercih edilebilir. Çam ve çınar ağaçları arasında, bol oksijenli Kazdağları doğasında yer alan restoranlarda başta kavurma, ızgara, güveç, buğulama, sote gibi et yemeği çeşitleri olmak üzere pek çok yemek çeşidi yenebilir. Altınoluk’a Ne Zaman Gidilir? Serinlemek ve güneşlenmek için Altınoluk’un en kalabalık olduğu yaz sezonunu tercih edebilir veya indirimli fiyatlardan yararlanıp, daha sakin bir zaman diliminde denizin, kumun ve güneşin keyfini çıkarmak için Haziran’la, Eylül aylarını tercih edebilirsiniz. Yaz sezonu dışında oldukça sessiz ve durgun olan Altınoluk, Kazdağları eteklerindeki deniz manzaralı restoranları, tarihi yapıları, çevresindeki kaplıcaları, köyleri ve müzesi için ziyaret edilebilir....
E Ticaret Türkiye

Doğanbey Köyü, Milet-Priene-Didyma'nın, yani bölgede yaşamış eski uygarlıkların yerleşim alanlarının tam kalbinde, eşsiz Büyük Menderes Deltası'nda, Samsun (Mikale) Dağının eteklerinde kurulmuştur. Ege Denizi'ne bulunduğu yamaçtan bakan köy, Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın sit alanı içinde yer almaktadır. Yerleşik Yunan nüfusunun, Yunanistan'daki Türk nüfusla mübadelesinin yapıldığı 1924 yılına kadar adı Domatia olan bu köy, 1980'lerde yöreye gelen göçmen köylülerle nüfusunu arttırarak, balıkçılık ve pamuk tarımıyla uğraşmak üzere kıyıdaki Yeni Doğanbey Köyü'ne taşınmıştır. Ormanın kıyısında konumlanan ve bazıları 100 yıllık olan taş evler ise doğal ve kültürel çevreyle uyum içindedir. Doğanbey Köyü, Kuşadası'na 40 kilometre, Bodrum'a 155 kilometre, Söke'ye 25 kilometre, Didim'e 35 kilometre, İzmir'e 125 kilometre, İstanbul'a ise Bandırma feribotuyla 420 kilometre (Yalova feribotuyla 530 kilometre) mesafededir. ...